Masallar

Güzel bir Pazar sabahıydı. Pınar bir taraftan banyo yapıyor, bir taraftan da şarkı söylüyordu. Nedense sabah olmasına rağmen odasının ışığı açıktı ve musluğun suyu etrafa sular saçarak akıyordu. Aslında bunlar Pınar’ın her zamanki halleriydi. Pınar her zaman suyu ve elektriği açık bırakır, kıyafetleri eskimeden yenilerini alır. Ohh bolluk içinde yaşamak ne hoş.

O böyle fazlasıyla bolluk ve israf içinde yaşayıp, “babam faturaları ödüyor nasılsa,” diye düşünürken kimselerin duymadığı anlamadığı bazı sesler geldi. Bunlar, lavabonun musluğu, odanın lambası ve cüzdandaki paranın sesleriydi.

Kendi aralarında koyu bir sohbete dalmışlardı.

Elektrik:

— Aaa olmaz ki canım! Pınar beni geçen gün açık bıraktı. Sabahtan akşama kadar boş yere yanıp durdum. Gelip de beni söndürmedi bile, dedi.

Su:

— Sorma kardeş. Beni de sonuna kadar açıp dişlerini öyle fırçalıyor. Hiçbir işe yaramadan lavabodan aşağıya akıp gidiyorum. Bir gün biteceğim görecek gününü! dedi.

Paranın da elbette söyleyecekleri vardı:

— Bir de beni görseniz. Nasıl da harcıyor acımadan. Gecen gün yeni bir elbise almıştı daha iki gün geçmeden bir yenisini daha aldı. Hiçbir şeyin hesabını yapmadan harcayıp duruyor beni. Oysaki babası ve Annesi beni kazanmak için ne kadar da yoruluyorlar, diye ekledi.

Üç arkadaş da, Pınar yüzünden çok dertliydiler. masalsitesi.com Şikâyetlerini sıralayıp duruyorlardı.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir